Genital Estetik

Prof. Dr. Tayfun Aköz

Kadınların tarih öncesi dönemden beri var olan güzel olma çabaları öncelikli olarak dış görünüşe yönelik olup genital bölge vücudun diğer organlarına göre daha geri planda kalmış olsa da günümüzde artık kadınların güzelleşmek adına yapılan estetik operasyonlarına genital estetik de dahil olmuştur.

“Genital Estetik”i genital bölgenin hem estetik hem de fonksiyonel olarak eski formunu kazandırmak amacıyla yapılan ameliyat ve uygulamaları olarak tanımlayabiliriz.

Op. Dr. İlknur Aköz:

Kadınlarda gebelik, doğum, menopoz döneminin getirdiği anatomik ve hormonal değişiklikler genital bölgede az ya da çok bir deformasyona sebep olur. Bunun sonucunda kadınlar üç temel sorunla karşılaşırlar.

Bunlardan birincisi;

Vagenle duvar komşuluğu olan organlar mesane ve rektumun sarkması ile idrar veya gaz kaçırma gibi organ fonksiyon bozukluklarıdır.

İkincisi ve aslında en çok ihmal edileni – siz sormazsanız hastanın utandığı için söyleyemeyeceği- ; cinsel ilişki sırasında vagenden ses gelmesi, genital bölgede duyu kaybı, orgazm problemleri ve buna bağlı çiftler arasında cinsel sorunların ortaya çıkması ve son olarak ta bu bölgedeki renk ve görüntü değişikliklerinin kişide estetik açıdan hoşnutsuzluk yaratması….

Bu sorunların giderilmesi için tanımlanmış eskiden beri yapılagelen bir çok jinekolojik ameliyat vardır. Bunları sıralayacak olursak; vagenin daraltılıp, gevşemiş olan kasların dikildiği ameliyat vaginoplasti, labium minuslara yönelik küçültme ameliyatı labioplasti, doğuma bağlı kötü görünümlü dikiş izlerinin varlığında yapılan ameliyat yani perineoplasti, gülerken öksürürken idrar kaçırma sorunu yaşayan hastalarda mesane boynu açısını düzeltmeye yönelik ameliyatları sayabiliriz._

Prof. Dr. Tayfun Aköz

Günümüzde medikal estetik alanındaki gelişmeler bu bölgede uygulanan yeni işlemlere imkan vermiştir.

Bunlardan birincisi; büyük dudakların daha hacimli görünmesi için yapılan uygulamalardır. Burada ya dolgu maddeleri ya da hastanın karın-kalça-basen gibi bölgelerinden liposuction yöntemi ile alınan, özel işlemlerden geçirilen kendi yağ dokusu kullanılmaktadır. Bu işlem hacimsel bir destek sağladığı gibi, yağ dokusunda bulunan erişkin kök hücrelerinin olumlu etkisi ile zamanla dokuda bir canlılık oluşturmaktadır.

Bir diğer uygulama ise “G noktası enjeksiyonu” olarak adlandırılır. G noktası olarak bilinen bu bölgeye verilen bazı “dolgu maddeleri” ile bu alanın büyümesi sağlanabilir. Bunun sonucunda kadınlarda cinsel birleşme sırasında zevk alımı artmaktadır.

G noktası (G Spot) denilen bölge vajinanın ön duvarında yaklaşık 3-4 cm içeride, idrar kanalı (üretra) çevresinde ve “skene bezleri” adı verilen salgı bezlerinin yoğunlaştığı bölgede yer alır. Klitoris gibi haz bölgesi olarak kabul edilen bu nokta, kendisini ilk kez tanımlayan bilim adamının isminin baş harfi kullanılarak G Noktası (G spot) olarak tanımlanmıştır.

G noktası büyütme işlemi ameliyat değildir. Lokal anestezi ile muayenehane şartlarında yapılan bir müdahaledir. Uygulama sonrası hastalar normal hayatlarına devam edebilirler. Yapılan dolgu kişinin vajinasında ortalama altı ay kadar kalıcıdır. Daha sonra vücuttan emilmektedir. İşlemin etkinliği azaldığında tekrarı da sorun yaratmamaktadır. Genital estetik ameliyatları ile aynı seansta da yapılabilmektedir.

Kişinin ihtiyacına göre ; bu ameliyatların bir yada birden fazlasının aynı seansta yapılması da mümkündür.

Op. Dr. İlknur Aköz:

Uzun zamandır laser teknolojisinin deride sağladığı sıkılaştırıcı etki bilinmekte ve kullanılmakta iken son yıllarda vagen anatomisine göre tasarlanmış bir aparat ile vagende de kullanılmaya başlandı.

Bu işleme vaginanın lazerle sıkılaştırılması, gençleştirilmesi ve yenilenmesi anlamlarına gelen “vaginal rejuvenasyon” denmektedir. Lazer ışınları dokularda oluşturduğu foto-termal etki ile hem mevcut kolajen dokusun hızla yenilenmesine hem de yeni kolajen liflerinin oluşmasına sebep olmaktadır.

Bunun sonucunda iki önemli fayda sağlanmaktadır:

Birincisi vaginanın sıkılaşmasını sağlayarak hem cinsel haz ve doyumu arttırmak hem de idrar kaçırma sorununu gidermek mümkün olmaktadır.

İkincisi vagen mukozasının altındaki bağ dokusunda yenilenme olması cinsel ilişki sırasında vajinal nemlenme ve ıslaklık artışını getirdiği için menopozal dönemde yaşanan vaginal kuruluk için çözüm olmaktadır
Diğer kullanım alanları arasında; genital bölgedeki renk koyulaşmasını açmak genital siğilleri yok etmek, rahim ağzı yaralarının tedavisi de sayılabilir.

Ayrıca cerrahi yöntemlere göre birçok avantajı vardır: Vaginoplasti sırasında vagina girişindeki 3-4 cm’lik alan daraltılırken, lazerle vajinal rejuvenasyon ile vaginanın tümü; hem enine, hem de boyuna sıkılaştırılmaktadır.

Laser uygulamasının hastanede yatış, ameliyat, anestezi, kesi ve dikiş gerektirmeden, 20-25 dakika gibi kısa bir sürede uygulanabilmesi , hastanın işlem sırasında ve sonrasında ağrı acı yaşamadan normal hayatına dönebilmesi gibi avantajları vardır.

Vaginoplasti sonrası her cerrahi işlemde olduğu gibi ağrı, kanama ve enfeksiyon gibi sorunlar olabilir. Özellikle ameliyat korkusu yaşayan ve günlük hayatından geri kalmak istemeyen bayanlarda da lazer uygulamaları iyi bir alternatif olmaktadır.

Vaginanın lazerle sıkılaştırılmasından sonra etkiler uzun süre devam etmektedir. Çoğu vakada tek bir uygulama yeterli olmaktadır. Ancak bazı vakalarda lazer uygulamasının bir ay arayla 1-2 seans daha yapılması gerekebilir. Yine bazı durumlarda ise 2-3 yıl sonra tekrar uygulama gerekebilir.

Cinsel olarak aktif her kadında ve her yaşta yapılabilir. Yani yaş açısından bir sınırlama yoktur. Tek yapılmaması gereken durum vaginal enfeksiyon varlığıdır. Enfeksiyon tedavi edilmeden yapılmamalıdır.

Op. Dr. İlknur Aköz:

Özetlemek gerekirse; genital bölgede estetik açıdan hoşnutsuzluğu nedeniyle başvuran kadınlarda; bu durumun komşu organların fonksiyonlarında ve cinsel hayatında olumsuz etkisinin olup olmadığı da sorgulanarak, hasta beklentileri netleştirilmelidir. Daha sonra yapılan jinekolojik muayene ile hasta değerlendirilmeli ve kendisine uygulanabilecek işlem çeşitliliği konusunda bilgi verilmelidir.

Prof. Dr. Tayfun Aköz

Günümüz şartlarında en ideal yaklaşım; vakayı jinekolog ve plastik ve rekonstrüktif cerrah birlikte değerlendirmeli hem fonksiyonel hem de estetik açıdan kişiye özel, en uygun tedavi şeması beraberce oluşturulmalıdır.